10 Mart 2012 Cumartesi

Yunan Adaları - Sakız Adası


Çeşme Manzaralı Cafe
       Çeşme'ye her gidişimde, tam karşısındaki, tekne ile yarım saat mesafede bulunan Sakız Adası'na geçmeyi her zaman istemişimdir. Ancak, ya pasaportumuzu yanımıza almayı unuttuğumuzadan, ya da vizemizin süresi dolduğundan, geçen yaza kadar bir türlü gidemedik. (Bu arada artık günübirlik geçişlerde, vize istenmiyor sanırım) En sonunda Ramazan Bayramı tatilini de fırsat bilerek, geçen yıl şeytanın bacağını kırıp 2 günlüğüne Sakız Adası'na geçebildik.

Çeşme'den her sabah Sakız Adası'na arabalı vapur kalkıyor. Arabalı vapur dediysem de büyük bir şey beklemeyin. Sadece 5 araba alabiliyor :) Vapur o kadar küçük ki, o beş arabayı da düzgün yerleştirebilmeleri yarım saat sürmüştü. Sürekli olmadı deyip, arabaları çıkartıp yeniden deniyorlardı :)
Adayı gezebilmek için, bir araç gerekiyor mutlaka, ancak motosiklet ehliyetiniz varsa motor kiralarsınız, arabanızı almaya hiç gerek yok. Çeşme'de bırakabilirsiniz.

Yunan adıyla Chios, daha çok bembeyaz evleri ile öne çıkan diğer Yunan Adaları'ndan biraz farklı. Bembeyaz şirin evler, Çeşme'deki gibi, altın sarısı kumsallar beklemeyin. Binalar adanın kayalık olmasından da kaynaklı, daha çok sarı taşlardan yapılmış durumda.
Sakız Köylerinden Mesta

Adanın hemen merkezinde, limana yakın, yan yana restoranlaryla akşam için kalabalık, çok güzel bir sahili var. Akşamlarınızı bu sahildeki restoran, bar ve kafelerde geçireceksiniz büyük bir olasılıkla. Bu sahildeki restoranlardan birine oturup adanın keyfini çıkarın.

Sakız Adası'nın Türkiye'ye çok yakın olmasından dolayı sanırım, hiç bir Yunan Adası'nda görmediğimiz kadar çok Türk gördük diyebilirim. Sahildeki restoranlarda yemek yerken, hemen hemen her masadan yükselen Türkçe kelimeler kendinizi Çeşme'de gibi hissetirebilir :)

Sahildeki restoranlardan başka, güzel bir akşam yemeği için 1882'den beri adanın merkezi Hora'da hakiki bir Rum meyhanesi olan Hotza's Taverna'ya gitmenizi öneririm kesinlikle. Ancak mutlaka gitmeden rezervasyon yaptırın. Biz rezervasyon yaptırmadan gidip, bir saate yakın masa beklemek zorunda kalmıştık. Ağaçlar altındaki bahçesinde, keyifli bir akşam geçireceğiniz garanti. Ahtopotu lokum kıvamında. Kızarmış peyniri, ev tipi patatesi, kalamar, lahana dolması, peynirli börek, cacık her şey çok güzeldi.
Sakız Köylerinden Pirgi

Merkez dışında, adanın asıl gezilmesi gereken yerleri Mesta, Pirgi, Vessa, Lihti gibi sakız köyleri. Bunların içinden Mesta ve Pirgi mutlaka görülmeli. Mesta; kale gibi surlar ile çevrilmiş taş binalardan oluşan, ortasında çok güzel yemek de yiyebileceğiniz bir meydanı bulunan, küçük şirin bir köy. Pirgi'nin ise mimari yapısı diğerlerinden çok değişik. Köydeki bütün binaların duvarları geometrik şekiller ile süslenmiş durumda ve çok güzel gözüküyorlar. Vessa ve Lithi köyleri ise Mesta'nın küçük bir kopyası gibiler. Eğer çok vaktiniz yoksa sadece Mesta ve Pirgi'yi görmek yeterli olacaktır.

Bu köyleri gezereken yol kenarlarında, altında bembeyaz kireç dökülmüş, adanın sembolü ve geçim kaynağı olan, bodur sakız ağaçlarından da bol bol göreceksiniz.

Glari Beach
Sakız Adası'nın plajlarına gelince; Çeşme gibi süper bir denize sahip bir yerin tam karşısında ve de bu kadar yakın olan bir yer için vasat diyebilirim.

Gittiğimiz tüm plajların içinde en beğendiğimiz ve tek müzik çalan plajı Glari Beach'di. Daha çok gençlerin tercih ettiği, küçük ama şirin bir yer. Diğerlerine gelince; Komi hareketli ve nispeten kumluk bir plaj. Karfas adanın en ünlü plajı ama Çeşme plajları ile boy ölçüşemez kesinlikle.

Alışveriş için Sakız Adası'nda, merkezde, sahilde süper bir dükkan bulunuyor; MASTİK SPA. Sakızlı lipstick, sakızlı sabunlar, kremler, şampuanlar vs sakızdan üretilmiş bilimum kozmetik eşyası. Ben sakızlı ve yasemin kokulu sabunlar almıştım. Banyomda o kadar güzel kokuyorlardı ki bitince daha çok almadığıma çok pişman oldum, giderseniz kesinlikle tavsiye ederim :) 

Çeşme'ye giderken yanınıza pasapotunuzu alıp bir gün de sakız adasına geçmeyi unutmayın.

Yapmadan dönmeyin;
- Bir rum meyhanesine gitmeden,
- Sakız likörü almadan,
- Sakız köylerini gezmeden,
- Sakız ağaçlarını görmeden,
- Bilimum sakızdan yapılmış çeşit çeşit kozmetik ürünlerinden almadan dönmeyin.

Bir elimde defne, Bir elimde sevdan, Kalbim Ege'de kaldı :)

İstanbul 2012



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

3 yorum:

  1. neriman yilmaz1 Mayıs 2012 00:54

    sakiz adasindan daha cok resim koyabilirmisiniz boylece adayi daha fazla tanima imkanimiz olur tesekkurler

    YanıtlaSil
  2. sakiz adasina gitmeyi dusunuyoruz gunubirlik gidersek tum adayi gorebilirmiyiz

    YanıtlaSil
  3. Sakız adası çok büyük bir yer olmadığı için günübirlik giderek de tüm adayı görebilirsiniz.
    Tek yapmanız gereken adaya varır varmaz hemen bir motosiklet ya da araba kiralamak olmalı.

    YanıtlaSil