6 Mayıs 2014 Salı

Endülüs Turu 5 - Granada

 
El Hamra

    
    
       Endülüs turumuzun son durağı olan Granada'ya Cordoba'dan otobus ile 3 saatlik bir yolculuk ile, öğleden sonra 2 gibi varıyoruz. (15 Euro) Tren ile gelmek isterseniz de yol yaklaşık 2,5 saat suruyor ve 40 Euro. Hızlı tren olmadığıdan ve saat itibariyle hemen hemen aynı zamanlarda Granada'ya varacağımızdan dolayı biz otobüsü tercih ediyoruz.

Otelimiz katedralin hemen yakınındaki Celle Mesones Caddesi üzerinde bulunan Room Mate Hotel. Temiz güzel bir otel ve çok merkezi bir konumda. Granada'da kalacak olanlara tavsiye ederim kesinlikle.


Otele yerleşir yerleşmez El Hamra icin bilet soruyoruz. Bir iki gün önce internetten bilet almak istedigimizde en erken iki hafta sonraya bilet satıldığını, önceki günlerin biletlerinin hepsinin bittiğini görüp şok olmuştuk. El Hamra, Sagrada Familia ile birlikte İspanya'da en cok ziyaretci alan turistik yermiş. Bu nedenle bilet bulmak cok zor maalesef. İnternet üzerinden belli bir sayıda bilet satıyorlar ve tur şirketleri de çoğunu kapatıyor. O nedenle Granada'ya geliş tarihiniz çok önceden belli ise, daha cok vakit var demeyin El Hamra biletinizi önceden alın mutlaka. İnternetten aldiginiz bileti, satin aldığınız kredi karti ile ATM'lerden bastırabiliyormuşsunuz. Bir kısım bileti de günlük olarak kapıdan satıyorlar ama uzuuuunnn bir kuyruğa girmeniz gerekiyor.


Otel resepsiyondaki görevli artik bu saatte o günün tüm biletlerinin satildigini, ancak yarin sabah erkenden gidip kuyruğa girersek bilet bulabilecegimizi söylüyor. Allah'tan ki Granada'da iki gün kalmayı planlıyorduk. Tek gun icin gelseydik El Hamra'yı göremeden dönecektik.

Bilet işi olmayınca otele yerleşip yemek icin dışarı çıkıyoruz. Plaza Del Carmen'in arkasindaki Celle Navas tapas restoranları ile dolu guzel bir sokak. Bu sokakta bulunan Los Diamantes internette okuduğum kadarıyla guzel deniz mahsulleri icin önerilen bir restoran. Ancak içerisinin tıklım tıklım olması nedeniyle başka bir restorana oturuyoruz. Ortaya karişik bir tapas tabaği söylüyoruz ancak çok da beğenmiyoruz maalesef. Keşke Los Dismantes de yeseydik :(



                                                                                                  Granada Sokakları
 
Yemekten sonra sokaklarda dolaşıyoruz biraz. Burasi bircok üniversitenin olmasindan dolayi, hareketli cıvıl cıvıl bir öğrenci şehri. Tüm cafe ve restoranlar kalabalik. Granada'nın birbirini kesen iki ana caddesi bulunuyor ve şehir merkezinde herşey bu iki caddenin etrafında yasanıyor. Otelinizi bu iki caddeye yurume mesafesinde ayarlarsaniz cok rahat edersiniz.

El Hamra gezisi yarına kalınca görmek istediğimiz diğer yerlere nasıl gidebilirizi arastırıyoruz. İnternette, Sacromonte ve Albaziyin bolgeleri, dar sokakları, beyaz evleri ile cok keyifli mutlaka görülmeli diye okumustuk. Bu bölgeler şehrin biraz yukarısında kalıyor. Hava da çok sıcak olduğundan yürüyerek çıkmak istemiyoruz. Piazza Nuevua'dan kalkan minibüsler ile direk Sacromonte'ye gidiyoruz. Burası çingene mahallesi olarak geçen bir bölge. Bizim gittigimiz öğle saatlerinde çok bir hareket yok doğrusu. Belki akşam flamenko gösterileri ile restoranlar hareketleniyordur. Dar sokaklarından yürüye yürüye Albaziyin bölgesine geçiyoruz. Bu bölge eskiden arapların yaşadığı bir bölgeymis. Sokaklarında dolaşmak cok keyifli. İlk olarak Albayizin'in küçük ama çok sevimli meydani Plaza Larga'ya varıyoruz. Yorulduğumuzdan buradaki kafelerden birinde oturuyorup biraz dinleniyoruz. Bu bölgedeki ikinci durağımız ise Plaza St Nikolas. Bu meydandan muhteşem bir El Hamra manzarası seyredilebildiğinden, her daim kalabalık. Biz de birkaç güzel fotoğraf çektikten sonra meydandaki küçük kafede oturuyoruz. Soğuk birşeyler içip biraz dinlendikten sonra Albaziyin'in dar sokaklarından yürüye yürüye, kaybola kaybola şehir merkezine iniyoruz. Size tavsiyem bu bölgeye yürüyerek çıkmak yerine kesinlikle minibüs ile çıkıp, yürüyerek aşağıya inmeniz.




                                                                                                   Albayizin Bölgesi

Akşam oluyor ve artık yorulduğumuzdan dolayı otele dönüp biraz dinleniyoruz. Bir iki saat sonra çıkıp kendimizi katedralin cevresindeki meydanlara atıyoruz. Buldugumuz guzel bir tapas barda oturup sokak şarkıcıları eşliğinde tapaslarımızı yiyip, bu keyifli ve yorucu günün ardından doğru otele geçiyoruz. Yarın çok erken kalkıp El Hamra bileti alacağız.

Ertesi sabah saat 8:00 gibi El Hamra'da olup, yine de uzuuuunnn bilet kuyruğunu görünce bilet kalmayacak, giremeyeceğiz herhalde diye düşünüp ne yapabiliriz diye araştırmaya başlıyoruz. Görevli bir bayanın öğleden sonra saat 14:00'ün biletlerini makinalardan alabilirsiniz demesi ile sonunda El Hamra biletlerimize kavuşuyoruz. Saat henuz 9:00 ve biz sarayı 14:00'den sonra gezebileceğiz. Biz de bu arada guzel bir kahvaltı yapalım bari diyerek tekrar merkeze iniyoruz ancak birçok yer kapalı maalesef. Açık ve kahvaltı yapılabilecek bir yer buluyoruz sonunda.
Kahvaltıda Endülüs bölgesinde her yerde gördüğümüz çikolataya batırılarak yenilen kızarmış hamur churos yiyoruz. Kahvaltıdan sonra Albaziyin bölgesindeki sokaklarda biraz daha dolanip saat 14:00 gibi El hamra'ya geçiyoruz. El Hamra, Alkazaba (kale) Saraylar ve Generallife (bahçeler) gibi birkaç farklı bölgeden oluşuyor. Biletimiz saat 14:00 bileti ancak üzerinde içerideki saraylara giriş için ayrıca bir saat belirtiliyor ve o belirtilen saatte saraylara giriş yapmazsanız bir daha sokmuyorlar. Bu nedenle biletinizin üzerindeki saraylara giriş saatinize mutlaka dikkat edin. Diger yerleri gezerken El Hamra'nın en görülesi yerleri olan sarayların giriş saatini kacırmayın. Saray muhteşem gerçekten. Duvarlardaki süslemeler ve ihtişam gorülmeye değer. Tüm Endülüs bölgesindeki gezdiğimiz yapıların içinde en guzeli diyebilirim. Sarayı gezmek 2-3 saatinizi aliyor. Yorulduğumuzdan dolayı saraydan sonra dinlenmek icin otelimize geçiyoruz. Bugun cuma akşamı ve bizim Endülüsteki son günümüz. Dinlendikten sonra akşam yemeği için çıkıyoruz. Sokaklar o kadar kalabalık ki şok oluyoruz. Bizim İstiklal Caddesi gibi heryer. Tüm üniversite ögrencileri cuma akşamı diye dışarı çıkmıs sanırım. Otelimizin bulundugu sokağın köşesindeki Burger King'deki sırayı hiç unutmayacağım. Hiç bir fast food restoranında böyle bir sıra gormedim bu güne kadar. Kasalardaki sıralar karışmasın diye şeritler ile belirlenmis, kuyruklar kapıya kadar ulasiyor :) Bu kalabalikta yemek yicecek bir yer bulabilirmiyiz diye dolaniyoruz. Her yer kalabalik, her yer cıvıl cıvıl. Akşamları sokaklarında in cin top oynanan Cordoba'dan sonra cok şaşırtıcı :) Güzel kalabalık bir tapas barda yer bulup oturuyoruz. İçeceklerimizi soyledikten sonra yanında ikram olarak tapaslar geliyor. Keyifli bir aksamın sonunda artık otelimize dönme vakti. Yarın sabah otobus ile Malaga Havalimanı'na gidecegiz. Artık İstanbul'a dönüş zamanı




                                                                                                   El Hamra Sarayı

1 yorum:

  1. Ayrıntılı ve cok guzel anlatılmıs.gorseller de cok hos. Elinize saglık. Tesekkurler.

    YanıtlaSil