24 Temmuz 2014 Perşembe

Kos - Yunanistan

      Birçok Yunan adasına gitmişliğim vardır. Ancak bize en yakınlarından biri olan KOS adasına gitmek bir türlü kısmet olmamıştı. Santorini, Mikonos gibi aşık olduğum Yunan adalarından sonra Türkiye'ye çok yakın olan adaları da sırası ile gezmeye karar verdik. Bunun için de ilk durak olarak Bodrum'dan feribotla yaklaşık bir saat mesafedeki Kos adasını seçtik. Amacımız gümrüklü bir giriş kapısı olan Kos ile Yunan adalarına geçiş yapıp oradan da adadan adaya atlamaktı. Bodrum'dan Kos'a feribot yolculuğu çok uzun sürmese de Türkiye'den çıkış ve Yunanistan'a giriş işlemleri biraz uzun sürebiliyor. Günübirlik gitmek isterseniz zamanınızın yarısı bu işlemlerle geçebilir maalesef. O nedenle gunubirlik gitmek yerine bir gece konaklamanızı öneririm.
 
Adaya iner inmez kendimize kalacak bir otel ayarlamak için etrafı araştırıyoruz. Vakit kaybetmemek için çok da dolaşmıyoruz. Hemen marinaya bakan bir otel buluyoruz. Kosta Palace. Eğer bu otelde kalacaksanız mutlaka marinaya bakan balkonlu bir oda isteyin. Oda fiyatı kahvaltı dahil 80 Euro'ydu ama kahvaltısı kötü gerçekten. Onun yerine kahvaltı hariç kalıp kahvaltınızı dışarıdaki kafelerde keyifle yapabilirsiniz. Otelin hemen önünden kişi başı 5 euro'ya ada turu yapan trenler kalkıyor. Adanın merkezi aslında yürüyerek gezilebilecek küçüklükte ama tren ile dolaşmak da keyifli olabilir.


                                                                                 Otel odamızın balkon manzarası
 
Kos'da bir günümüzü nasıl geçirmeliyiz derseniz yanıtı basit aslında. Havanın sıcak olduğu, sokakların da çok kalabalık olmadığı gündüz saatlerinde doğru denize. Denizleri fena değil ama Çeşme'nin o güzel denizleri gibi beklemeyin kesinlikle. Otelimizin hemen sağındaki sokaktan ilerlediğimizde sağ tarafımızda uzun bir kumsal bulunuyor. Şezlong parası alınmıyor. Sadece içeçek almak mecburi. Araba ya da motosiklet kiralamadıysanız denize girmek için en iyi seçenek burası. Ancak bizim gibi motosiklet kiraladıysanız adanın cevresini dolaşıp beğendiğiniz heryerde durup denize girebilirsiniz.


                                                                                                  Kos Plajları

Bütün gün güneşlenip yüzdükten sonra sıra geldi güzel bir balık restoranında yemek yemeğe. Yunan adalarına gelmişken bir balık restoranına gitmeden olmaz elbette. Kos'ta bizim denediğimiz ve çok menun kaldığımız,önerebileceğim iki tane restoran bulunuyor. İlki hemen kaldığımız otelin yan sokağında bulunan, halk arasında "Nico'nun Yeri" olarak da bilinen ünlü Nick The Fisherman. Yemekleri çok lezzetiydi gerçekten. Ancak kredi kartı geçmiyor maalesef. İkinci önerebileceğim restoran ise sadece araba ya da motosiklet ile gidebileceğiniz biryer. Adanın yüksek bir bölümünde yer alan Zia kasabasında, güneşin batışını da izleyebileceğiniz Oromedon Taverna. Son derece sevimli bir restoran burası. Müşterileri genellikle Yunanlılar, çok turist görmeyebilirsiniz. İki terası da gün batımında dolup taşıyor. Buraya mutlaka güneş batmadan, hava kararmadan önce gelip manzaranın keyfini çıkarmanızı tavsiye ederim. 


                                                                                           Nick The Fisherman
  


                                                                                          Oromedon Taverna - Zia

Adanın merkezindeki devasa gövdeli çınarın 2000-3000 yıllık olduğu ve Hipokrat'ın bunun altında ders verdiği söyleniyor. Bu meydan oldukça keyifli. Bu bölgedeki cafelerde kahvaltı yapabilir ya da güzel bir kahve molası verebilirsiniz. Adayı gezerken Osmanlı döneminden kalma birçok cami de görebilirsiniz.

Tatiliniz bir iki günlük değilse, daha uzun tatil yapacaksanız Kos'dan Kalimnos, Patmos ya da Simi gibi diğer yakın Yunan Adalarına geçip bir haftalık çok güzel bir tatil yapabilirsiniz.




 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder